Institutional collapse under one-man rule in final stage | Tek adamın yükselişi uğruna tüm kurumsal yapının çökertilişinde son perde
Yüksek Yargı Organı olması itibarıyla kararlarını temyiz veya iptal edecek bir üst mercisi olmayan Yüksek Seçim Kurulu’nun 3 yıl önce yetkisi dahilinde verdiği mazbatayı dün yetkisiz bir mahkeme iptal etti. Daha sadece 2 hafta önce başa gelen yeni YSK yönetimi ise iptale itirazları, yetkisiz mahkeme tarafından iptal edilen mazbata konusunun aslında kendi yetki sınırlarının dışında kaldığını belirterek reddetti. Bu durum ortaya koyuyor ki 120 yıllık seçim geleneğiyle milli iradenin yönetimde egemen olduğu Türkiye’de milletin egemenliğini tesis edecek seçimlerin sonuçlarını tasdik etmeye yetkili bir kurum artık fiilen kalmamıştır. 85 milyonluk bir millet tek bir şahıs ve atadığı bir avuç kimse tarafından seçimsizliğe, çaresizliğe mahkûm edilmeye çalışılmaktadır.
Kendi verdiği mazbatayı yok sayan bir seçim kurulu, kendi verdiği diplomayı yok sayan bir yüksek öğretim kurumu, kendi verdiği tapuyu yok sayan bir kadastro müdürlüğü, kendi verdiği hesabı yok sayan bir kamu bankası, kendi yaptığı Anayasa’yı yok sayan bir hükûmet… Kısacası ahtapot kollarıyla her yanı kuşatıp bizzat kendi verdiği her türlü kararı yok sayan, yok hükmünde bir yönetimle karşı karşıyayız. Bu yönetimin zulmü CHP'yi aşmış ve yok saydıklarıyla ömrümüzü, emeğimizi, yuvamızı, geleceğimizi bizden alıkoyma cüretiyle 85 milyonluk bir milletin beka sorunu hâline gelmiştir.